Mekke Antlaşması, son zamanlarda en çok konuşulan konulardan biri olarak öne çıkıyor. Peki, Mekke Antlaşması tam olarak nedir? Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nda hangi devletler yer alıyor?
MEKKE ANTLAŞMASI NEDİR?
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanmış bir güvenlik ve savunma paktıdır. Bu antlaşma çerçevesinde taraf ülkeler, herhangi birine yönelik gerçekleştirilen saldırganlık eylemlerini, anlaşmanın taraflarına karşı bir tehdit olarak değerlendirme taahhüdünde bulunmuşlardır.
Savunma antlaşması ilk kez 17 Eylül 2025 tarihinde Riyad’daki Yemame Sarayı’nda, Suudi Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in katılımıyla imzalanmıştır. Bu imza, Şerif’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret sırasında gerçekleştirilmiştir.[1][2][3] Pakt, 7 Ağustos 2026’da Mekke’de Suudi veliaht prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla genişletilmiştir.
MEKKE ANTLAŞMASI GENİŞLEYEBİLİR Mİ?
7 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanmasının ardından Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın daha geniş bir bölgesel güvenlik yapısına ve çok uluslu bir pakta dönüşme potansiyeli gündeme gelmiştir. İmzanın ardından ortaya çıkan dönemde ise anlaşmanın genişletilmesine dair senaryolar uluslararası medya ve diplomatik çevrelerde yoğun şekilde ele alınmıştır.
Katar tarafından desteklenen Middle East Eye’ın yayımladığı bir habere göre Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye dışişleri bakanları Mart 2026’da Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam Ülkeleri Zirvesi çerçevesinde görüşmeler yapmıştır. Haberde Türkiye’nin Mısır’ı dörtlü bir savunma anlaşmasına dâhil etme isteği olduğu fakat bu girişimin henüz hayata geçmediği ifade edilmiştir.
Ağustos 2026’da Bangladeş Dışişleri Danışmanı Humayun Kabir, ülkesinin “Önce Bangladeş” politikası doğrultusunda Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye’yi kapsayan olası ekonomik veya savunma çerçevelerine katılmaya olumlu baktığını belirtmiştir. Ayrıca Başbakan Tarık Rahman’ın Riyad ziyaretinin kısa süre içinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etmiştir; Dakka’nın ticaret ve halklar arası ilişkiler alanlarında Pakistan ile ikili bağlarını güçlendirdiğini vurgulamıştır.
Türkiye ile güçlü askerî iş birliklerine sahip olan Katar ise anlaşmanın finansal altyapısını güçlendirmek ve Körfez bölgesinde stratejik derinlik sağlamak amacıyla sıklıkla potansiyel davetli olarak anılmaktadır. Aktif durumda bulunan Tarık bin Ziyad Askerî Üssü ise bu anlaşmanın Körfez’deki ilk fiziksel operasyon merkezi olma potansiyeline sahip olup Katar’ın üyeliğini stratejik açıdan daha önemli hale getirmektedir.